Mevsimler...

20:47

Sonbaharı her sene beklerim, ağustosun sonundan başlar çağrılarım. "Gel artık, gel! Bekletme!"

Sonbaharı sevmemin sebebi dökülen yapraklar değil, gelen kırık soğuk ile birlikte daha da içime dönmem bana göre. İçime, özüme dönerken beni benimle buluşturan iki şey oluyor: Kitaplar ve müzik.
Her sebze, her meyve nasıl mevsiminde yeniliyorsa bazı şarkılar da mevsiminde dinlenir, bazı kitaplar mevsiminde okunur bana göre. Hep derim ya bazı konularda takıntılarım vardır diye. Evet, bu da onlardan biri. Ben bunu olumsuz bir durum olarak asla görmedim.
Mevsimlere adanmış şarkılar varken, benim bu konuda söylemlerimin yersiz olması pek mümkün değil sanki.
Güz ve kışta daha uzun ve ağır kitapları okurken, ilkyaz ve yazda ise kısa öyküler ve denemeler okumayı yeğleyen biriyim.
Mesela Nil'den Rüzgar bu havalarda dinlenir ya da Teoman'dan İstanbul'da Sonbahar. Türlü Feridun Düzağaç şarkıları. Ama bu yazımda özellikle yazmam gereken bir şarkı var: Uçurtma Bayramları. Ben bu şarkıyı Levent Yüksel'den dinlemeyi, gerçekten çok ama çok seviyorum. Yalnız değil miyiz hepimiz koca şehirlerde? Gizli özlemlerimiz yok mu? "Ne olur bari sen gel!" diye yakarışlarımız olmadı mı?
Neresinden bakarsam bakayım farklı manalar gizli. Hangisini anlatmalıyım ki?
Emin olduğum tek konu ise, sonbaharı gerçekten çok sevdiğim. Farklı hislerim oluyor bu dönemde.
Ah.. Neyse uzatamıyorum. Şarkı dinliyorum.

Dipnot: Bu yazı Mor ve Ötesi - Oyunbozan dinlenilerek yazıldığı için yarım kalmıştır. Farklı hisler yarattığından mütevellit daha dolgun bir yazı yakında gelecek.

Bunları da beğenebilirsiniz...

0 güzel fikir

Takipçilerim